araya okul, iş & güç, askerlik gibi bir çok şey girmişti. son 3-5 gündür kalan bölümleri cayır cayır izleyerek, bu gece diziyi bitirdim.
şunu söylemek gerekir ki, dünya üzerinde insanı belli bir merak düzeyini koruyarak, bu derece kendine bağlayabilecek bir başka dizi yoktur. 15.500 mesajın ardından birbirine benzeyen yorumlardan birini yapmayacağım elbet.
ama;
desmond ile tanışmamızı sağlayan 2. sezonun
boşluğu hala doldurulamamamış ve dolduralamayacak olan, hiçbir tanımın yetmeyeceği dizimizdi. açıp açıp eski bölümlerini izlerken, soundtracklerini dinlerken ilk aşkınızdan daha derin duygular beslediğinizi anlayabilirsiniz.
şayet ikinci sezon sonunda bitseydi, çoktan kült olmuş, milyonlarca izleyicinin stüdyoya "abi bokunuzu yiyim devamını çekin, bak kendimi keserim abi" diye yalvarmasına sebep olurdu.
veyahut doğru düzgün çekseydiniz amına koyim 6 sezon. sen bana kutup ayısını, sayıları, hatch'i, black smoke'u verdikten sonra man in black'le, şarap şişesiyle, tıpayla açıklarsan ben bunu yer miyim? tabi ki yemem. nitekim yemedim de. yemedim ama ağzımda buruk bir tat kaldı.
sağlık olsun. lost olduğu için bir şey demiyorum. başka bir dizi olsaydı affetmezdim ama.
bittiği günden sonra genel bir yorum yapmak istedim ama hiç yazamadım ne yazsam yüzeysel olacaktı çünkü. bu dizinin en büyük şansızlığı internet kullanımının dünyada tavan yaptığı bir döneme gelmesi, hakkında yazılmamış teori, üretilmemiş fikir kalmamış olması finalini etkileyen en büyük neden oldu. eminim ki senaristler, yapımcılar 1. ve 3. sezon arasında çekmedikleri extra bölümler için dövünüp durmuştur, dizinin böylesine fenomen olacağı akıllarına gelmemiştir elbette ya da bu kadar irdeleneceği.
walt'ın büyüyeceği, mr eko rolünü oynayan aktörün diziden ayrılmak isteyeceği, ana lucia'yı oynayan aktristin kesinleşmiş hapis cezasını hesaba katamamışlardır. 1. ile 3. sezon arasına koyabilecekleri küçük ip uçları ile muhteşem bir final yapabileceklerini düşünüp ah vah etmişlerdir aylarca, 6. sezonun uçak sahnesini 1. sezondan çekebilirlerdi örneğin ya da finalini. ama lost'un böylesine bir çılgınlık haline geleceğini düşünmemişlerdir, pilot bölümün maliyeti nedeniyle kelle alan bir diziden bahsediyoruz, adım adım gidebileceklerini düşündüler muhtemelen ama her geçen bölümde geriye dönüp bir şeyleri düzeltmeyi deli gibi istemişlerdir, çünkü senaryo boylarını aştı, hayatın sırrına doğru kaydı. bu senaryoyu kurtacak tek şey finalde birleşek ve kimsenin farkedemediği 5 sezondaki ayrıntılar olacaktı ama adım adım mantığı ve ellerinde olmayan sebepler buna engel oldu.
gelmiş geçmiş en spektaküler (o ne be) dizidir lost, o merak ve gizem duygusunu bir daha hiçbir yapımın, edabiyat ürününün yaşatabileceğini sanmıyorum. malesef türk dizilerine alışmış ve esas kızın bildiğini esas oğlan ne zaman öğrenecek diye dizi izleyen kitlenin bu diziye sarması sonucu, lostu izlediğine izleyeceğine pişman olmuş ve hala "lost aslında bir rüyaymış" diye dolaşan binlerce salak var etrafta.
dünyada da çoktu bu salaklardan ve kötü finalin en büyük nedenlerinden biri de cevap cevap diye dolanan bu mallar sürüsüydü, gizemden, bilinmeyenden, yaratılıştan, sırlardan, meraktan zerre nasibini almamış bu kitle o soruların hiçbir cevabı olamayacağını eğer bir cevap verilebilse senaristlerin ertesi gün peygamberliğini ilan etmesi gerektiğini düşünemedi bile.
senaristler de zaten boka saran, boylarını aşan senaryo ile uğraşırken üzerine bir de cevap baskıları binince iyice ellerine yüzlerine bulaştırdı bu eşşsiz işi.